Havana, Küba
Adaya
çıkabilen 12 kişiydi, ama sayıları gökte çakan şimşeklerden daha kısa sürede
arttı. Ve Küba'da, 1959 yılında bir perinin sihirli çubuğu değmiş gibi göz
açıp kapayıncaya kadar devrim oldu.
Küba ayaklanması, 60 dönemi gençliğine göre sanki hiç sönmeyecek parlak bir efsaneydi; dönemin gençlik gruplarını girdap gibi içine çekti. Bu gruplar çeşitli ülkelerde onu bir kez daha gerçekleştirmenin yollarını ararken, ayaklanmanın liderlerinden
Arjantinli "Che Guevara" nın büyük boy resimleri genç kızların yatak odalarına girdi. Kristof Kolomb, 500 yıl önce, bereketli topraklarını gizleyen dev ağaçları ve belki cennete bile zor bulunacak bolluğuyla Küba topraklarına hayran kalmıştı.
Katı bir sömürge yönetimi, yolsuzluklar, isyanlar, ayaklanmalar...Ve ABD'nin adayı işgali. İşgalden sonra gizli diktatörlükler dönemi başladı adada.Tüm bu olanlara karşı halkın ''26 Temmuz Harekatı'' olarak bilinen mücadelesi sonucu zamanında ABD tarafından Küba'nın başkanı olarak seçilen Fulgencio Batista 1 Ocak 1959 günü bir uçağa atlayıp kaçtı. Bir gün sonra da lider Fidel Castro, harekatın kırmızı-siyah bayrağını Santiago kentindeki kaleye dikti.
Kurulan yeni yönetim eski rejimden kalma kalıntıları temizleyip diktatörlük kurumlarını dağıttı. Küba ile ABD'nin arası açılmaya başlamıştı. Küba, böylece adım adım sosyalizme kaydı. Küba 1970'lerde başlayıp 1980'lerde de devam eden Sovyet ekonomik yardımlarına dayanmayı sürdürdü. Ama 1991'de SSCB'nin dağılmasından ve Sovyet yardımının son bulmasından sonra ciddi ekonomik krizlerle sarsıldı; gıda maddeleri yine karneye bağlandı, yaşam standardı düştü. Bazı alanlarda özel yatırımı ve hiç olmazsa halk arasında küçük çapta ticareti serbest bırakmaktan başka bir yol artık kalmamıştı. Küba'nın kaderi yüzyıllar önce dünya tarihiyle birlikte, kanla yazılmıştı; ancak onunla birlikte değişebilirdi.
Bugün, Küba'da politika konuşmak yasak. Ekonominin ise konuşulacak bir tarafı kalmamış. İnsanların ilgilendikleri konular sadece sosyal içerikli. Latin ülkelerine özgün aşkın ön planda tutulduğu bir yaşam tarzı oluşmuş. Hele 'sabun köpüğü' diziler başladığında ülkede hayat duruyor. İnsanlar televizyon karşısında Brezilya, Venezuella yapımı dizilerle başka dünyalara yolculuk yapıyor. Diziler Küba için özel yapılıyor ve modern yaşamın lüks yanları gösterilmiyor, evlerde sınırlı sayıda yerel kanal seyredilebiliyorken (ki bu kanallarda çoklukla sisteme paralel ve halk tarafından sıkıcı bulunan yayınlar yapılıyor) otellerde daha farklı kanalları seyretmek olası.
Genel Bilgiler
Para Birimi: Peso. Ancak turistler Amerikan Doları kullanmak zorundadır. Amerikan bankalarına ait kredi kartları kullanılmamaktadır.
Konuşulan Diller: Resmi İspanyolca'dır. Otellerde ve turistik merkezlerde İngilizce bilinir.
Uçuş Süresi: Aktarmalı 14 saat.
Saat Farkı: 8 saat geri.
İklim-Sıcaklık: Ülkede subtropik iklim hakimdir. Yıllık ortalama sıcaklık 26Cº. Ocak ayıyla Ağustos ayındaki sıcaklık arasında az bir fark vardır. Küba'da Haziran-Ekim arasında görülen ve saate 265 km'lik bir hıza ulaşan kasırgalara rastlanır. Mayıs-Ekim arası yağışlı mevsim, Kasım-Nisan arası kuru mevsim görülür. Yaz ortalama sıcaklık; 27.4Cº civarındadır. Ortalama Sıcaklık: 22.2Cº
Sağlık ile İlgili Detaylar: Genel bir sağlık problemi yoktur. Çeşme suları içilmez.
Giyim: Genellikle ince kıyafetler giyilir. Yağmur mevsimlerinde yağmurluk ve şemsiyeyi unutmamalısınız. Üç ve dört yıldızlı restoranlarda ceket ve kravat gerekmektedir.
Ülke Kodu: 53
Türk Konsolosluğu: Calle 20, No:301 Esquiana 3 Ra Miramar la Habana
Tel:+53 7 33 29 33
Fax:+53 7 33 28 99
Turizm Ofisi: Calle 23 No:156 Vedado, La Habana, Tel:+53 732 4521
Ambulans: 118
Polis: 116
Info: 113
Türkiye'ye Telefon Nasıl Açılır?
00+90+alan kodu+telefon numarası. Cep telefonları çalışmamaktadır.
Ulaşım
Havana'ya uçakla gitmek isterseniz öncellikle şehir merkezine 25 km uzaklıkta bulunan Aeropuerto Internacional Jose Mat' havaalanına ulaşacaksınız. Burada toplam beş terminal bulunmakta. (264644/335777). Terminalden çıktığınızda taksi dışında bir ulaşım aracı bulmanız mümkün değil. Şehre taksi ile gitmek 30 dk sürüyor ve bu yolculuğun bedeli 12 dolar civarında. Bununla birlikte bazı acentalar terminalden sonrası için kendi turları için minibüsler ayarlamakta.
Yiyecek ve İçecek
Küba'da restoranların büyük bir bölümü devlete ait. Fazla seçenek bulunmamakla birlikte fiyatları da turistlere özel. Restoranlara ilginç alternatif de evlerin salonlarında işletilen Paladorlar.Yakın bir zamana kadar yasak ve gizli işletilen bu lokantalarda yemek yiyebilir, Kübalılarla kendi ortamlarında sohbet edebilirsiniz.
Küba yemeklerinde de fazla seçenek yok.Yemekteki seçimleriniz, dana biftek, tavuk ızgara, salam dilimi ızgara, tava balık veya domuzdan ibaret. Her yemekle birlikte sofraya siyah fasulye ile birlikte pişirilmiş pilav, haşlanmış patates veye kızarmış muz, yanında da salata niyetine doğranmış lahana servis edilir. Ayrıca sokağın bir kenarında, küçük bir traktörün çektiği su tankerinden bira satışı yapıldığını görürseniz şaşırmayın. Ev yapımı bu biranın fiyatı çok ucuz. Zaten fabrikada üretilip teneke kutularda satılan biraları, bir Kübalı'nın alabilmesi için tam üç günlük maaşına ihtiyacı var. Bazı evlerin dışarı bakan bir odasında 'churro' satılıyor. Latin Amerika'daki birçok ülkede çok popüler olan bu yiyecek üstüne toz şeker dökülmüş, kalem şeklinde lokmalardan başka bir şey değil. Ancak Küba'da son yıllarda en zor bulunan yiyecek maddelerinden biri un.Ve bu nedenle 'churro' da patatesten yapılıyor.
En iyi puro, en iyi rom ve en iyi kahveyi içmek ve Küba'nın aşk ve ihtilaller ülkesinin sıcak insanlarını tanımak isteyenler Küba'yı tatil planlarının başına yerleştirebilir.
Eğlence ve Gece Hayatı
Afrika'dan 'yeni dünya'ya köle ticareti başladığında, Karaib adalarına getirilen köleler Afrika'nın değişik bölgelerinden toplanmış farklı kavimlere ait insanlardı. Dolayısıyla, o kavimin davulunu, müziğini, dinini ve kültürünü yeni yerleştirdikleri Karaib adasına taşımışlardı. Küba'ya götürülen kabilelerin çoğunluğu Nijerya bölgesindendi ve bölgede yaygın olan Santeria dini de kölelikle birlikte Küba'ya girmişti. Bugün Santeria, Kübalının -ırkı ne olursa olsun- kabul ettiği ve folklorlarına da yansımış dinlerdir.
Gerçek eğlenceye gelmek gerekirse. Havana'ya kolaylıkla bir müzik cenneti denilebilir. Bir turist için gideceği hemen hemen her yerde, kafelerde, sokaklarda, barlarda, otellerde, restoranlarda ve kumsalda, canlı müzik gruplarına rastlamak olası. Öyle ki, insan bazen kendi ülkesinde dinlemek olanağını bulduğu kaliteli latin grupların çokluğu karşısında şaşırıyor ve o zaman müziğin bir kübalı için hayatın vazgeçilmezlerinden biri olduğunu daha iyi anlıyor.
Eğlenmek için sayısız alternatifin olduğu bu şehirde, genellikle turistlere hitap eden cabaret showlar ve barlar kadar , normal bi Havana'lının ücretsiz veya birkaç dolar ödeyerek girebildiği yerel cafe ve barlara da rastlamak olası.
Normal barlarda ve diskoteklerde ki çoğunluğunu turist müşteriler oluşturuyor, giriş ücreti kişi başı 10-20 amerikan doları , yerel olanlarda (kübalıların da gidebildiği) ise 2-5 amerikan doları olarak değişmekte. Tabii bu atmosferi solumak ve yerel insanlarla kontak kurmak isteyenlerin biraz ispanyolca veya italyanca bilmeleri zorunluluk gibi. Gerek turistik ve gerekse yerel eğlence yerlerinde, turist olduğunuz anlaşıldığında sizden bir içki veya sigara yahutta birkaç dolar isteyenlere ve yanınıza gelip sizinle dans etmek isteyen kübalı kızlara alışmanız pek vakit almayacak. Öyle sıcak kanlılar ki!..Latin ritmlerine ayak uydurmak için ise Havanaya gitmeden önce ülkemizde de yaygınlaşan latin dans kurslarına en azından başlangıç seviyesini bitirmek için gitmek dansseverler için bir gereklilik.
Haftasonları ülkenin her yerinde üç davul eşliğinde yapılan dini törenlere rastlamak
mümkün. Müziğin ritmiyle ,bedenini bir Aziz'in kullanmasına izin veren Kübalı
aynı ritimlr kendinden geçer, boyut değiştirir. Belli bir ritm eşliğinde saatlerce
dans eden insanlar tüm düşüncelerini aynı dalga boyunda birleştirerek azizlere
çağrılar yapıyorlar. Bu çağrılara kulak veren bir aziz de gruptaki bir kişinin
vücuduna girerek onu etkisi altına altına alıyor. Zira Santeri'nın tapınma yöntemi,
insanın kendi benliğini müziğim ritmine bırakmasından geçiyor. Hani meşhur sürgün
Kübalı Gloria Estefan'ın şarkısında söylediği gibi 'The Rhythm Is Gonna Get Ya',
yani ritm sizi kontrolu altına alacaktır.
Bunları görmeden dönmeyin
Havana kendi başına bir dünya. Koloni döneminden kalma ihtişamlı binalar, ekonomik koşullara yenik düşmüş, yarı yıkılmış balkonları, geniş tahta çerçeveli pencereleri güneşin erişemediği avlularıyla ilgi çekici. Amerika'yla bir zamanlar geliştirdikleri sıcak ilişkilerin birer göstergesi gibi 1950'li yılların Amerikan arabalarıyla bir nostalji şehri.
Ayrica Havana'da aşkın gücünü görmek için sahile inmek yeterli. Atlantik'e bakan şerit boyunca geniş bir yürüme ve bisiklet yolu oluşturulmuş. Burada günün her saati sevgilileri görmek mümkün. Malekon adı verilen bu sahil şeridi aslında şehrin kalbinin attığı yer. Malekon'da dalgasız günlerde denize giren çocuklar, güneşlenenler şambriellerle balıktan dönenler, turistlerle iş yapmaya çalışan yeni türemiş işadamları Havana'nın tüm ruh halini yansıtmaya yetiyor. La Habana Vieja'nın en canlı sokaklarından biri de Plaza de Armos ve Parque Central'ın bulunduğu Calle Obispo. Burada yürüyüş yapmak oldukça zevkli. Özellikle sokağın her iki yanında bulunan mağazalar, restoranlar ve barlar sokağın canlılığını büyük katlıda bulunmuş.
Hotel Ambos Mundos
Adres: Calle Obispo 153,esquina a Mercaderes. (609529/609530)
1930'larda ünlü Amerika'lı yazar Hemingway'in kaldığı oda restore edilerek minik bir müze haline getirilmiş.Bu binanın hemen karşısında ise 1950'lerden kalma tarihi binalar bulunmakta.
Museo de las Finanzas
Adres: Banco Nacional de Cuba, Calle Obispo 211, Esquina Cuba
20.yy'ın Kuba'daki Wall Street'i olarak kabul ediliyor. Çünkü burada çok sayıda banka bulunmakta.Pazartesiden Cumaya kadar her gün saat10:00-15:00 arası açık.Cumartesileri ise öğleye kadar gezebilmeniz mümkün. Herhangi bir giriş ücreti alınmıyor.
Galer'a Forma
Adres: Calle Obispo 255, Entre Cuba Aguiar (620123)
Her gün 09:00-21:00 arası açık.Giriş ücreti alınmıyor. Hotel Florida'nın tam karşısında bulunan yapı 1836'dan kalma ve harika bir avluya sahip.
Memorial Museo Jose Mart
Adres: Plaza de la Revolucion (820906)
Pazar hariç her gün saat 09:30-17:00 arası açık. 1950'de Aquiles Maza ve Juan JoseSicre tarafından dizayn edilen kule daha sonra müze haline getirilmiş. Mart'ın hatatını anlatan fotoğrafları ve bilgileri burada bulabilirsiniz. İçeriyi gezerken İngilizce rehberlik yapılan turlara katılabilirsiniz.Tek kelimeyle büyüleci olan yapıda bir de küçük konser salonu bulunmakta.
Museo del Deporte
Adres: Sala Polivalente Ramon Fonst, Avenida Independencia Entre Bruzon 9
Spor müzesi olarak bilinen yapı 2001 yazına dek tamirat dolayısıyla kapalı.Ancak bir kısmı basketbol maçları gibi faaliteler için halen için kullanılmakta.
Museo Postal Cubana Jose Luis Guerra Aguiar
Adres: Avenida de la Independencia (Rancho Boyeros) Esquina 19 Mayo.
Her gün saat 09:00-17:00 arası açık ve giriş ücreti 1 dolar. 1648'den bu yana Küba'nın tarihini yansıtan bir müzenin içinde Küba pulları satan bir de dükkan var.
Universidad de La Habana
Adres: Avenidade la Universidad, Esquina J(783231).
Hafta içi her gün 08:00-17:30 arası açık olan kampus haftasonları ve Ağustos ayları boyunca kapalı. 1728'de Dominikalılar tarafından inşa edilen yapı 1902'den itibaren kampus olarak kullanılıyor. Giriş ücreti de talep edilmiyor.
Casa-Museo Maximo Gomez
Adres: Quinta de los Molinos, Avenida Salvador Allende,Entre Infanta Luaces
Pazartesi kapalı olan müze saat 07:00-19:00 arası açık. Bahçe için bir giriş ücreti bulunmamakla birlikte müzeye giriş 12 yaş üstüne 1 dolar. Restoraston sebebiyle 2001 sonuna kadar kapalı olan mekanın sadece bahçesini gezmek mümkün.
Aqvarivm
Adres: Calle Brasil (Teniente Bay) 9, Entre Oficios Mercaderes (639493)
Salı ile Cumartesi arası saat 09:00-17:00 arası, Pazar günleri ise 09:00-13:00 arası açık olan mekanda 12 yaş üstü için 1 dolar giriş ücreti alınmakta. İçinde ayrıca binlerce çeşit balık bulunan muhteşem bir akvaryum mevcut.
Halkın büyük bir çoğunluğu Hristiyan olan Küba'da Santa Clara şehrinde yaşayan meşhur santero (santeria rahibi) dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçileri küçük evinde kabul ediyor. Kullandığı deniz kabukları, taşlar, kemikler ile hem gelecekten haber verebiliyor, hem de yapılmış olan büyüleri bozabiliyor. Meraklısına duyurulur.
|
|